Maliye Postası Dergisi
TİCARİ USULDE VERGİLENDİRİLEN GELİR VERGİSİ MÜKELLEFİNİN İŞİ BIRAKMASI; ÖLÜMÜ
İbrahim Tolga ESEN
1. Ticari Kazanç Mükelleflerinin Ticari Faaliyetlerini Sonlandırmaları (İşi Bırakma)
Vergi Usul Kanunu’nun 161. maddesine göre vergiye tabi olmayı gerektiren muamelelerin tamamen durdurulması ve sona ermesi işi bırakmayı ifade eder. İşi bırakan mükellefler bunu vergi dairesine bir ay içerisinde bildirmeye mecburdur. (VUK 168. madde)
İşini bırakan ya da terk eden ticari kazanç esasında vergilendirilen gelir vergisi mükellefi faaliyeti ile ilgili tedarik işlemlerini durdurur , işletmede bulunan emtia stokları ile diğer döner ve sabit değerlerini de elden çıkarır veya bu varlıklar işletme sahiplerince işletmeden çekilir. İşletmeden çekilen kıymetler için KDV Kanunu’nun 27. maddesine göre tespit edilecek emsal bedel üzerinden KDV’li fatura düzenlenir.
İşi bırakan gerçek usulde gelir vergisi mükellefleri işi bıraktıkları dönem ticari faaliyetlerine ilişkin sonuçları işin bırakıldığı takvim yılını izleyen yılın Mart ayının sonuna kadar verilecek yıllık gelir vergisi beyannamesine dahil ederler. Gelir Vergisi Kanunu’nda Kurumlar Vergisi Kanunu’nda olduğu gibi ayrı tasfiye dönemleri belirlenmemiştir. Dolayısıyla işin bırakıldığı döneme ilişkin ayrıca tasfiye beyannamesi verilmez.
217 seri no.lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinin "4.10. İşi Bırakan veya Tasfiyeye Giren Mükellefler" başlıklı bölümüne göre işi bırakan gelir vergisi mükellefleri, işin bırakıldığı tarihi içeren dönemden sonraki dönemler için geçici vergi beyannamesi vermeyeceklerdir. Örneğin, Şubat ayında işi bıraktığını vergi dairesine bildiren bir gelir vergisi mükellefi, Ocak ve şubat ayındaki faaliyetleri dolayısıyla elde ettiği kazancı için geçici vergi beyannamesi verecektir. İşin bırakıldığı dönemi izleyen dönemlerde geçici vergiye tabi bir kazanç olmayacağından geçici vergi beyannamesi de verilmeyecektir. Öte yandan geçici vergi beyannamesinin verilme süresinden önce aynı dönemi içeren gelir vergisi beyannamesinin verilmesi halinde, bu dönem için ayrıca geçici vergi beyannamesi verilmez.
KDV Kanununun 41/4 maddesinde işi terk eden mükelleflerin beyannamelerini müteakip ayın 25. günü akşamına kadar verecekleri hüküm altına alınmıştır. 149 sayılı Vergi Usul Kanunu Sirkülerinde yapılan düzenlemeye göre Katma Değer Vergisi Beyannamelerinin verilme ve bu beyannameler üzerine tahakkuk eden vergilerin ödeme süreleri, ilgili vergilendirme dönemini takip eden ayın 28 inci günü sonuna kadar uzatılmıştır. 164 sayılı Vergi Usul Kanunu Sirkülerinde yapılan düzenlemeye göre de vergi kesintisi yapmakla sorumlu tutulanlar tarafından verilmesi gereken 2 No.lu Katma Değer Vergisi Beyannamelerinin verilme ve bu beyannameler üzerine tahakkuk eden vergilerin ödeme süreleri, ilgili vergilendirme dönemini takip eden ayın 25 inci günü sonuna kadar uzatılmıştır.
Gerçek usulde vergiye tabi mükelleflerin terk ettikleri işleri ile ilgili olarak sonradan elde ettikleri kazançlar arızi kazanç olarak gelir vergisine tabidir. Zarar yazılan değersiz alacaklarla, karşılık ayrılan şüpheli alacaklar da iş bırakıldan sonra tahsil edilirse bunlar da arızi kazanç olarak vergilendirilir. Bu kazançlara ilişkin olarak herhangi bir istisna bulunmamaktadır. Söz konusu kazancın tamamının, tahsil edildiği yılın kazancı olarak bu döneme ilişkin yıllık gelir vergisi beyannamesinde arızi kazanç olarak beyan edilmesi gerekir.
Mükellefler işi bıraktıklarında, kullanılmamış belgeler ile en son kullanılan ciltleri, işi bırakma bildiriminde bulunacakları süre içinde bağlı bulundukları vergi dairesine ibraz ederek kullanılmamış belgeleri iptal ettirmeleri gerekir. Mükellefler işi bıraktıklarını vergi dairesine bildirdikten sonra işin bırakıldığı yılı izleyen yıldan itibaren başlamak üzere 5 yıl süreyle defter ve belgelerini saklamak zorundadırlar. Bu süre içinde defter ve belgelerin vergi incelemeye yetkili kişiler tarafından istenmesi halinde ibraz edilmesi zorunludur.
İşi bırakan mükellefler yeni nesil ödeme kaydedici cihazlarını hurdaya ayırmak ya da cihazları kapalı statüsüne getirmek zorundadır . Bu işlemler cihazın üreticisi olan ÖKC firmasına ait yetkili servisler tarafından yapılır. Ödeme kaydedici cihazların hurdaya ayrılması ya da kapatılması işlemlerinin işi bırakma tarihinden itibaren 30 gün içerisinde gerçekleştirilmesi gerekir. (60 Seri No.lu ÖKC Genel Tebliği) Hurdaya ayrılan cihazın ruhsatnamesi iptal edilir. Söz konusu cihaz tamir edilerek bir başkasına satılamaz veya bir daha kullanıma açılamaz.
2.Mükellefin Ölümü
Vergi Usul Kanunu’nun 164. maddesine göre ölüm, işi bırakma hükmündedir. Ölüm, mükellefin mirası reddetmemiş mirasçıları tarafından vergi dairesine bildirilir. Kanununun 12. maddesine göre ölüm halinde mükellefin ödevleri, mirası reddetmemiş mirasçılarına geçmektedir. Mirasçıların muris ile ilgili ödevleri şunlardır:
Ölüm nedeniyle işi bırakmanın 1 ay içerisinde bildirilmesi
Ölenin beyannamelerinin verilmesi
Kullanılmayan belgelerin vergi dairesine ibraz edilmek suretiyle tespitinin yaptırılarak iptalinin sağlanması
Ölen adına tanımlanan mali mühür ve e-Fatura ve e-Defter kullanıcı yetkilerinin sonlandırılması
Ölenin ödeme kaydedici cihazlarının hurdaya ayrılması ya da kapalı statüsüne getirmesi
2.1. Gelir Vergisi Beyannamesinin Verilmesi
Vergi Usul Kanununun 16. maddesinde yer alan hükme göre, vergi kanunlarında hüküm bulunmayan hallerde, ölüm dolayısıyla mirasçılara geçen ödevlerin yerine getirilmesinde bildirme ve beyanname verme sürelerine üç ay eklenmektedir.
Gelir Vergisi Kanununun 92. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan hükme göre mirasçılar tarafından murise ait gelir vergisi beyannamesinin ölüm tarihinden itibaren 4 ay içinde verilmesi gerekmektedir.
Mükellefin ölümü halinde, takvim yılı başından ölüm tarihine kadar olan dönem bir hesap dönemi oluşturmaktadır ölen adına verilecek son beyannamede bu döneme isabet eden kazanç bildirilir. Murisin takvim yılı başından ölüm tarihine kadar olan kıst döneme ait gelir vergisi beyannamesinin, mirasçılar tarafından ölüm tarihinden itibaren 4 ay içinde verilmesi gerekmektedir. Ölüm tarihinden önceki takvim yılına ait gelir vergisi beyannamesi de henüz verilmemiş ise bu beyannamenin de mirasçılar tarafından ölüm tarihinden itibaren 4 ay içinde verilmesi gerekmektedir. Beyan üzerine tarh olunan vergiler, beyanname verme süreleri içinde ödenir. (VUK 112. madde )
Öte yanda Vergi Usul Kanununun 16. maddesinde yer alan, ölüm dolayısıyla mirasçılara geçen ödevlerin yerine getirilmesinde bildirme ve beyanname verme sürelerine üç ay ekleneceğine ilişkin hüküm, gelir vergisi beyannamesi verme süresi için geçerli değildir. Zira Gelir Vergisi Kanununda, ölüm halinde gelir vergisi beyannamesinin ne zaman verileceği özel olarak hükme bağlanmıştır. Vergi Usul Kanununun 16. maddesinde ise, üç aylık sürenin vergi kanunlarında hüküm bulunmayan hallerde söz konusu olacağı belirtilmiştir.
Örnek:
