Maliye Postası Dergisi
İKİNCİ EL ÇEVRİM İÇİ PAZARYERLERİNDE ŞAHSİ EŞYA SATIŞI İLE TİCARİ KAZANÇ AYRIMI
Gülşah SARI
. Giriş (1)
Dolap, Gardrops, sahibinden.com ve letgo gibi ikinci el pazaryeri uygulamalarının yaygınlaşması, bireylerin mülkiyetindeki kullanılmış eşyayı elden çıkarma işlemlerini kitlesel bir hacme ulaştırmıştır. Bu işlemlerin bir bölümü, hane halkının kişisel tüketim amacıyla edindiği ihtiyaç fazlası eşyanın paraya çevrilmesinden ibarettir. Bir bölümü ise toptan emtia tedarikiyle yürütülen, seri ilanlarla stok yönetimi yapılan ve süreklilik arz eden bir organizasyona dönüşmektedir.
Platform ara yüzünde birbirinin aynı görünen bu iki işlem türü, vergi hukuku bakımından tamamen farklı sonuçlar doğurur. Birincisinde vergiyi doğuran olay meydana gelmezken, ikincisinde tarh zamanaşımı süresi içinde kalmak kaydıyla satışların başladığı tarihten itibaren geriye dönük mükellefiyet tesisi, re'sen tarhiyat ve ceza uygulaması gündeme gelir. Uyuşmazlıkların kaynağı da esas itibarıyla bu ayrımın nerede yapılacağıdır; bir başka deyişle, sahibinden.com'daki bir ilanın hangi noktada idarenin veri sisteminde bir “mükellefiyet göstergesine” dönüştüğüdür.
Gelir İdaresi Başkanlığının dijital ortamdan veri temin etme kapasitesi son on yılda kademeli olarak genişlemiştir. Bu alandaki kanuni yetki, 7524 sayılı Kanunla(2) Vergi Usul Kanununun mükerrer 257 nci maddesinde yapılan değişiklikle erişim, içerik, yer ve sosyal ağ sağlayıcılarını da kapsayacak biçimde genişletilmiş; 5 Eylül 2026 tarihinde yayımlanan 595 Sıra No.lu Tebliğ ile de ikincil düzenleme bu yeni çerçeveye uyarlanmıştır. Bu çalışmada önce veri temin altyapısı ortaya konulmakta; ardından şahsi eşya tasfiyesi ile ticari kazanç arasındaki hukuki sınır, uygulamada dikkate alınan karineler, tarhiyatın kapsamı ve mükellefin başvurabileceği yollar uygulayıcı bakış açısıyla ele alınmaktadır.
2. Dijital Ortamdan Veri Teminine İlişkin Düzenlemeler
2.1. Elektronik Ticaret Verisi: 464 Sıra No.lu Tebliğ ve E-Ticaret Stopajı
İkinci el pazaryerlerinde gerçekleştirilen satışlara ilişkin verinin temel kaynağı, 464 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğidir.(3) Anılan Tebliğ ile aracı hizmet sağlayıcılarına,(4) bankalara, internet reklamcılığı hizmet aracılarına ve kargo ile lojistik işletmelerine sürekli bilgi verme zorunluluğu getirilmiştir. Bu kapsamda aracılık edilen gerçek ve tüzel kişilerin kimlik ve iş yeri adresi bilgileri ile tahsilat tutar ve tarihleri; kargo işletmelerince de gönderici bazında gönderi adedi ile kapıda ödeme şekli ve tutarları aylık dönemler halinde, izleyen ayın sonuna kadar BTRANS (Bilgi Transfer Sistemi) üzerinden Başkanlığa aktarılmaktadır.
Bir kullanıcının aynı takvim yılı içinde yaptığı kargo gönderisi adedi, bu gönderilerin zamana yayılımı ve karşılığında hesabına geçen tutarlar, uygulamada ticari faaliyet tespitinde başvurulan temel veri setlerinden birini oluşturmaktadır.
Bu veri setine 1/1/2025 tarihinden itibaren yeni bir halka eklenmiştir. 7524 sayılı Kanunla Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesinde yapılan düzenleme ve 9284 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı(5) uyarınca elektronik ticaret aracı hizmet sağlayıcıları, platform üzerinden satış yapanlara yaptıkları ödemelerden %1 oranında gelir veya kurumlar vergisi tevkifatı yapmaktadır. Ancak ticari, zirai veya mesleki faaliyeti nedeniyle mükellefiyeti bulunmayanlara yapılan ödemeler tevkifat kapsamı dışında bırakılmıştır.(6) Bu itibarla stopaj mekanizması şahsi eşya satan kullanıcılara doğrudan bir yük getirmemekle birlikte, mükellefiyeti bulunan ve bulunmayan satıcıların platform verileri üzerinden ayrıştırılmasını kolaylaştıran ilave bir kontrol noktası işlevi görmektedir.
2.2. İlan Verisi: 538 Sıra No.lu Tebliğ
538 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği(7) ile taşınır ve taşınmazlar ile mal ve hizmetlerin alınması, satılması veya kiralanmasına yönelik ilanların yayımlanmasına aracılık eden aracı hizmet sağlayıcılarına, sosyal ağ sağlayıcılarına ve yer sağlayıcılarına bildirim zorunluluğu getirilmiştir. Bu kapsamda internet adresi bilgileri, ilan verenin kimlik ve iş yeri adresi bilgileri, işlem tutar ve tarihleri ile ödemeye ilişkin banka hesap bilgileri aylık dönemler halinde Başkanlığa bildirilmektedir. Bir ilanın yayında bulunması tek başına satışın gerçekleştiğini veya bedelin tahsil edildiğini göstermez ancak ilan verilerinin kargo ve tahsilat verileriyle çapraz karşılaştırılması, incelemenin başlangıç noktasını oluşturmaktadır.
2.3. 595 Sıra No.lu Tebliğ: Genişletilen Kanuni Yetkinin İkincil Düzenlemeye Yansıtılması
Vergi Usul Kanununun mükerrer 257 nci maddesinde 7524 sayılı Kanunla yapılan değişiklikle, Hazine ve Maliye Bakanlığına tanınan düzenleme yetkisi elektronik ticaretle sınırlı olmaktan çıkarılarak internet dahil her türlü dijital ortamın alım, satım, kiralama, ilan ve reklam gibi iktisadi ve ticari amaçlarla kullanıldığı halleri kapsayacak biçimde genişletilmiş; yükümlü kılınabilecek kişiler arasına erişim sağlayıcıları, içerik sağlayıcıları, yer sağlayıcıları ve sosyal ağ sağlayıcıları açıkça dahil edilmiştir. 5/9/2026 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 595 Sıra No.lu Tebliğ(8) ile 538 Sıra No.lu Tebliğ bu genişletilmiş kanuni çerçeveye uyarlanmış; yer sağlayıcıları ile sosyal ağ sağlayıcılarının taşınır, taşınmaz, mal ve hizmet satış ve kiralama işlemlerine ilişkin ilan bilgilerini aylık dönemler halinde bildirmeleri ayrıca düzenlenmiştir.
Uygulama bakımından iki husus özellikle vurgulanmalıdır. Birincisi, 595 Sıra No.lu Tebliğ yayımı tarihinde yürürlüğe girmiş olmakla birlikte, bildirimin içeriğini, formatını, standardını, verilme süresini ve diğer usul ve esaslarını belirleme yetkisi Gelir İdaresi Başkanlığına bırakılmıştır.(9) Bu nedenle yeni kapsamın fiilen işlerlik kazanması, Başkanlıkça yapılacak teknik düzenlemelere bağlıdır. İkincisi, gerek 538 gerek 595 Sıra No.lu Tebliğlerde işlem adedi, tutarı veya mal ve hizmet türüne göre bir eşik ya da muafiyet öngörülmemiştir. Kamuoyunda “üç işlem kuralı” olarak yansıtılan ve belirli sayıda satışın kendiliğinden ticari faaliyet sayılacağını ileri süren yorumların(10) Tebliğ metninde bir karşılığı bulunmamaktadır. Sonuç olarak, yılda bir defa bebek arabası satan bir kullanıcı ile ayda kırk adet telefon satan bir kullanıcı, veri toplama sistemi bakımından aynı muameleye tabi tutulmaktadır; ayrım bildirim aşamasında değil, incelemede yapılacak nitelendirmede gerçekleşmektedir.
Bu genişleme, sosyal medya hesapları üzerinden yürütülen ve daha önce doğrudan bildirim kapsamında bulunmayan satış faaliyetlerinin de idarece izlenebilir hale gelmesi sonucunu doğurabilecektir. Bu yönüyle 595 Sıra No.lu Tebliğ, çalışmanın konusunu oluşturan uyuşmazlıkların önümüzdeki dönemde sayıca artabileceğine işaret etmektedir.
3. Şahsi Eşya Tasfiyesi, Arızi Kazanç ve Ticari Kazanç Ayrımı
Anayasanın 73 üncü maddesinde ifadesini bulan verginin kanuniliği ilkesi, vergilendirmenin konusunun kanunla belirlenmesini gerektirir. Bu çerçevede gerçek kişilerin elde ettiği bir kazancın gelir vergisine tabi tutulabilmesi, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun
2 nci maddesinde sınırlı olarak sayılan yedi gelir unsurundan birine girmesine bağlıdır. İkinci el platform satışları bakımından birbirinden titizlikle ayrılması gereken üç durum söz konusudur. Satışa konu varlığın Kanunun mükerrer 80 inci maddesinde sayılan mal ve haklardan olması halinde değer artışı kazancı yönünden ayrıca değerlendirme yapılması gerektiği de hatırlatılmalıdır; kullanılmış giysi, ev eşyası veya kitap gibi şahsi eşya ise bu sayım kapsamında değildir.
3.1. Verginin Konusu Dışında Kalan Servet Tasfiyesi
Gerçek kişilerin şahsi ve ailevi ihtiyaçları için edindikleri kullanılmış giysi, elektronik eşya, mobilya ve kitap gibi menkul eşyayı ikinci el platformlar aracılığıyla elden çıkarmaları, iktisadi açıdan bir servet unsurunun paraya çevrilmesidir. Burada yeni bir katma değer yaratılmamakta, önceden edinilmiş bir varlık nakde dönüştürülmektedir. Danıştay da veraset yoluyla ivazsız olarak edinilen arsa üzerinde yaptırılan konutların satışından doğan kazancı ticari kazanç sayan tarhiyatı hukuka aykırı bulmuştur. (11) Karar bir taşınmaza ilişkin olmakla birlikte, varlığın ediniliş biçiminin ve amacının nitelendirmedeki önemini ortaya koyması bakımından şahsi eşya satışlarına da ışık tutmaktadır. Bu tür teslimlerde Vergi Usul Kanununun 19 uncu maddesi anlamında vergiyi doğuran olay meydana gelmez; işlem gelir vergisinin konusuna hiç girmez.
3.2. Arızi Ticari Kazanç
