Maliye Postası Dergisi
TASFİYE SÜRECİ VE VERGİSEL İŞLEMLER
KASIM TOSUN
1.GİRİŞ
4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 47 inci maddesinde; “Başlı başına bir varlığı olmak üzere örgütlenmiş kişi toplulukları ve belli bir amaca özgülenmiş olan bağımsız mal toplulukları, kendileri ile ilgili özel hükümler uyarınca tüzel kişilik kazanırlar.” Hükmü yer almaktadır. Tüzel kişiler, gerçek kişilerin oluşturduğu şirketler, dernekler, vakıflar ve diğer kurumsal yapıları içerir.
Tüzel kişiliğin faaliyetine devam etmesini gerektiren hukuki veya ekonomik nedenlerin ortadan kalkması sonucu tüzel kişiliğin sonlandırılması amacıyla tasfiye edilir. Tasfiyeye giren tüzel kişiliğin borçları ödendikten sonra kalan varlıklar pay sahiplerine dağıtılır. Tasfiye, kurumun tasfiyeye girmesine ilişkin genel kurul kararının tescil edildiği tarihte başlar ve tasfiye kararının tescil edildiği tarihte sona erer
Tasfiye sürecinde tüzel kişiliği sınırlı olarak devam eden tüzel kişilik malvarlığının dağıtılması sonrası tasfiyenin sona ermesi üzerine 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre şirkete ait ticaret unvanının sicilden silinmesi tasfiye memurları tarafından sicil müdürlüğünden istenir. İstem üzerine silinme tescil ve ilan edilerek tüzel kişilik son bulur.
Tasfiye sürecinin başlaması tasfiye dönemi ve tasfiyenin sona ermesi üzerine özellik arz eden vergisel işlemler makalemizin konusunu oluşturmaktadır.
2.YASAL MEVZUAT
a) Vergi Usul Kanunu Yönünden
Tasfiye sürecini 3 bölüme ayırmak gerekiyor “tasfiye öncesi, tasfiye dönemi ve tasfiye sonrası.” Tasfiye öncesi dönem için genel hükümler geçerli olduğu için özellik arz eden durumlar tasfiye dönemi ve tasfiye sonrası dönemler içindir.
I. Tasfiye Sürecinde Sorumluluk
213 Sayılı Vergi Usul Kanunu’nun ceza hükümlerini içeren 4 üncü kitabında yer alan 333 üncü maddesinde tüzel kişilerde sorumluluk aşağıdaki şekilde belirlenmiştir;
“Madde 333 – Tüzel kişilerin idare ve tasfiyesinde Vergi Kanununa aykırı hareketlerden tevellüt edecek vergi cezaları tüzel kişiler adına kesilir.
Tüzel kişilerin kanuni temsilcilerinin vergi sorumluluğu hakkındaki bu kanunun 10 uncu maddesi hükmü vergi cezaları hakkında da uygulanır.
Bu Kanunun 359 uncu maddesinde yazılı fiillerin işlenmesi halinde bu fiiller için 359 ve 360 ıncı maddelerde öngörülen cezalar bu fiilleri işleyenler hakkında hükmolunur.”
Kanun metninden anlaşıldığı üzere tasfiye döneminde vergi cezaları tüzel kişilik adına kesilir. Bunun istisnası anılan kanunun 359 ve 360 ıncı maddelerinde sayılan fiillerden kaynaklı cezalar fiileri işleyenlere kesilir.
II. Tasfiye Sonrası Tüzel Kişilerde Sorumluluk
Tasfiye sürecinin tamamlanmasıyla birlikte hukuken tüzel kişilik yok olmuştur.Tasfiye edilmiş şirket hukuk aleminde var olmadığına göre, hiçbir işlem yapamaz., vergi tarh edilemez, ceza kesilemez, ödeme emri düzenlenemez.
Bu durum için 213 sayılı Vergi Kanunu’nun 10 uncu maddesi aşağıdaki hükmü içermektedir:
…
“Tüzel kişilerin tasfiye haline girmiş veya tasfiye edilmiş olmaları, kanuni temsilcilerin tasfiyeye giriş tarihinden önceki zamanlara ait sorumluluklarını da kaldırmaz.
Tasfiye edilerek tüzel kişiliği ticaret sicilinden silinmiş olan mükelleflerin, tasfiye öncesi ve tasfiye dönemlerine ilişkin her türlü vergi tarhiyatı ve ceza kesme işlemi, müteselsilen sorumlu olmak üzere, tasfiye öncesi dönemler için kanuni temsilcilerden, tasfiye dönemi için tasfiye memurlarından herhangi biri adına yapılır. Limited şirket ortakları, tasfiye öncesi dönemlerle ilgili bu kapsamda doğacak amme alacaklarından şirkete koydukları sermaye hisseleri oranında sorumlu olurlar. Şu kadar ki bu fıkra uyarınca tasfiye memurlarının sorumluluğu, tasfiye sonucu dağıtılan tutarla sınırlıdır.”
Sonuç olarak 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 333 ve 10 uncu maddesi birlikte değerlendirildiğinde tasfiye devam ederken cezalar tüzel kişilik adına tanzim edilip tasfiye memuruna tebliğ edilirken. Tasfiye sonuçlandıktan sonra tasfiye öncesi dönem için kanuni temsilciye tasfiye dönemi için tasfiye memuru adına işlem yapılacağı hüküm altına alınmıştır.
b) Kurumlar Vergisi Yönünden
I.Tasfiye Dönemleri Ve Beyanname Verme Süreleri
Tasfiye, kurumun tasfiyeye girmesine ilişkin genel kurul kararının tescil edildiği tarihte başlar ve tasfiye kararının tescil edildiği tarihte sona erer ve bu süre zarfında hesap dönemi yerine tasfiye dönemine göre işlemler tesis edilir.
Tasfiye beyannamesi, tasfiyenin aynı takvim yılı içinde başlayıp sonuçlanması halinde, tasfiyenin sonuçlandığı tarihten itibaren otuz gün içinde kurumun bağlı olduğu vergi dairesine verilecektir.
Tasfiyeye giriş tarihi ile tasfiyenin sonuçlanma tarihinin farklı takvim yıllarında gerçekleşmesi durumunda, her bir tasfiye dönemine ilişkin tasfiye beyannamesi, tasfiye memuru tarafından tasfiye döneminin kapandığı ayı izleyen dördüncü ayın birinci gününden yirmi beşinci günü akşamına kadar mükellefin bağlı olduğu vergi dairesine verilecektir.
Tasfiyenin sona erdiği döneme ilişkin tasfiye beyannamesi ise tasfiyenin sonuçlandığı tarihten itibaren otuz gün içinde kurumun bağlı olduğu vergi dairesine verilecektir.
Örnek 1: Erzurum Ltd Şti kuruluş sözleşmesindeki amacına ulaştıktan sonra genel kurul kararını 25.05.2025 tarihinde tescil ederek tasfiye sürecini başlatmış Tasfiye memuru Kasım TOSUN’un bildirimi üzerine 25.05.2027 tarihinde tasfiye bitişi tescil edilerek sicilden silinmiş şirket için tasfiye dönemleri ve beyanname verme süreleri aşağıdaki gibi olacaktır.
Tasfiye Giriş Tarihi 25.5.2025 Tasfiyenin sonuçlandığı tarih 25.05.2027
| Dönemler | Tarih Aralığı | Beyanname Verme Süresi* |
| Tasfiye öncesi kıst dönem (Kapandığı ayı izleyen 4 üncü ay)** | 01.01.2025-24.05.2025 | 1-25/09.2025 |
| I. Tasfiye dönemi (Kapandığı ayı izleyen 4 üncü ay) | 25.05.2025-31.12.2025 | 1-25/04.2026 |
| II. Tasfiye dönemi (Kapandığı ayı izleyen 4 üncü ay) | 01.01.2026-31.12.2026 | 1-25/04.2027 |
| III. Son Tasfiye Dönemi (Sonuçlandığı tarihten 30 gün) | 01.01.2027-25.05.2027 | 24.06.2027 |
*Kanuni Süre Dikkate Alınmıştır.
**10.11.2022 tarihinden itibaren elektronik ortamda verilebilmektedir.
Ayrıca hesap döneminin başından tasfiyeye giriş tarihine kadar olan dönemi kapsayan kıst dönem beyannamenin tasfiye sonu beyannamesinin verilmesi gereken tarihten sonraki bir tarihte verilmesi gerektiği durumda her iki beyannamenin de tasfiye sonu beyannamesi ile birlikte verilmesi gerekmektedir.
Örnek 2:
