Maliye Postası Dergisi
İŞVERENLERİN İŞ YERİNDE ALINAN İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ ÖNLEMLERİNE UYULUP UYULMADIĞINI DENETLEME YÜKÜMLÜLÜĞÜ
T.C. YARGITAY
Onuncu Hukuk Dairesi
E: 2021/7234
K: 2021/16644
Davacı vekili, müvekkili kurum sigortalılarından ...'in 04/08/2016 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucunda hayatını kaybettiğini, söz konusu iş kazasında hayatını kaybeden ...'in hak sahiplerine bu kaza dolayısıyla ilk peşin sermaye değerli gelir bağlandığını ve aynı zamanda cenaze yardımının yapıldığını beyanla hak sahiplerine bağlanan gelir bakımından 19.900,00 TL'nin onay tarihinden itibaren ve cenaze yardımı bakımından 100,00-TL’nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 30/05/2018 tarihli ıslah dilekçesi ile hak sahiplerine bağlanan gelir bakımından 131.556,79-TL’nin onay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
II-CEVAP
Davalı ... vekili, 04/08/2016 tarihinde hayatını kaybeden ... yakınları tarafından müvekkili kurum aleyhine ... İş Mahkemesinin 2016/880 Esas kaydıyla tazminat davası açıldığını, öncelikle bu davanın sonucunun beklenmesi gerektiğini, müvekkili kurumun meydana gelen olayda hiçbir kusurunun bulunmadığını, Bölge Müdürlüğü'ne bağlı ...asfalt plenti tesislerinde 04/08/2016 tarihinde meydana gelen elektrik arızası nedeniyle ...Şube Şefi tarafından gelen onarım talebi üzerine Destek Hizmetleri Şube Müdürlüğü tarafından ve Bölge Müdür Yardımcısı onayıyla müteveffa ...'in iş emri ile arızanın tespiti için görevlendirildiğini, ...’in ise iş arkadaşı ...'in arızanın tespiti için plent sahasına gitmesini istediğini, ...’in plent sahasına gitmeden önce ... Şube Şefliği'ne arızanın detayları hakkında bilgi almak için gittiğini, ...'in ...Şube Şefliği'ndeki çalışanlardan arıza ile ilgili aldığı bilgiye göre arızanın kendisinin Elektrik Kuvvetli Akım Tesislerinde (EKAT) Yüksek Gerilim (YG) Altinda Çalışma İzni belgesi olmadığından yetkisi dahilinde yapılamayacağını müteveffa ...'e bildirdiğini, müteveffa ... ile ...'in emniyet kemeri, yalıtkan eldiven ve gerekli malzemeleri alıp asfalt plenti sahasına gittiğini, müteveffa ...'in, arızanın giderilmesinde işin güvenli bir şekilde yürütülmesi için kendisine verilen kişisel koruyucu donanımlar ve ekipmanların tamamını kullanmayarak arızaya müdahaleye kalktığını ve meydana gelen elim kazada kamu kurumunun herhangi bir kusuru bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III-MAHKEME KARARI
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
“131.556,79-TL peşin sermaye değerli gelirin tahsis onay tarihi olan 17.03.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,” karar verilmiştir.
B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Yerel mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına yönelik davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353-(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine, karar verilmiştir.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Davalı Kurum beyanla davaya konu kararın bozulmasını talep etmiştir.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
Davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Kanununun 21. maddesidir.
5510 sayılı Kanun'un “İş Kazası ve Meslek Hastalığı İle Hastalık Bakımından İşverenin ve Üçüncü Kişilerin Sorumluluğu” başlıklı 21. maddesine göre; İş kazası ve meslek hastalığı, işverenin kastı veya sigortalıların sağlığını koruma ve iş güvenliği mevzuatına aykırı bir hareketi sonucu meydana gelmişse, Kurumca sigortalıya veya hak sahiplerine bu Kanun gereğince yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değeri toplamı, sigortalı veya hak sahiplerinin işverenden isteyebilecekleri tutarlarla sınırlı olmak üzere, Kurumca işverene ödettirilir. Anılan madde ile işveren davalının, Kurumun rücu alacağından sorumluluğu ancak kusurunun varlığı halinde mümkündür.
Kusurun belirlenmesinde ise; zararlandırıcı sigorta olayının ne şekilde oluştuğunun, dosya içeriğindeki tüm deliller taktir olunarak belirlenmesi ve kabul edilen maddi olgular doğrultusunda, konusunda uzman sayılacak kişilerden oluşturulacak bilirkişi heyetinden, aynı olay nedeni ile daha önce açılmış ve kesinleşmiş tazminat ve ceza davaları varsa, tazminat davasında verilen kararın güçlü delil oluşturduğu hususu ile ceza davasında belirlenen maddi olguların bağlayıcı olacağı hususu da gözetilmek suretiyle sigortalı ile davalının ve varsa dava dışı kişilerin kusur oran ve aidiyetleri konusunda rapor alınması gereklidir.
Kusur raporlarının, 5510 sayılı Kanun'un 21. maddesi, iş kazası tarihinde yürürlükte bulunan 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanununa uygun olarak düzenlenmesi gerekir. Anılan Kanunlarda; İşverenler işyerlerinde iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması için gerekli her türlü önlemi almak, araç ve gereçleri noksansız bulundurmak, işçiler de iş sağlığı ve güvenliği konusunda alınan her türlü önleme uymakla yükümlüdürler.
