Maliye Postası Dergisi
ŞİRKETLERDE BORCA BATIKLIK HALİNDE BİRLEŞME
Özdem SATICI TOPRAK
I-GİRİŞ
Ticaret şirketleri kâr amaçlı kuruluşlar olup ticaret siciline tescil ile tüzel kişilik kazanırlar. Belirli bir ticaret unvanı altında faaliyet gösteren şirketler ticari hayatın getirdiği bazı gereksinimler nedeniyle birleşme, bölünme veya tür değiştirme gibi yapısal bazı değişikliklere ihtiyaç duyabilirler. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda devralma şeklinde birleşme ve yeni kuruluş şeklinde birleşme şeklinde iki tür birleşme öngörülmüş ve ayrıca mevcut bir birleşmeye tasfiye halinde bir şirket ile borca batık bir şirketin katılması gibi özellikli birleşme halleri de anılan Kanun’da düzenlenmiştir.
II-BİRLEŞME KAVRAMI VE GEÇERLİ BİRLEŞMELER
Ticaret şirketlerinde bir yapı değişikliği türü olan birleşme, birden fazla şirketin, akdolunan birleşme sözleşmesine istinaden, birleşmeye katılan bir şirket bünyesinde veya yeni kurulan bir şirket bünyesinde bir araya gelmelerini, yeni kurulan veya bünyesinde birleşilen şirket dışında kalan şirket ya da şirketlerin tasfiyesiz olarak sona ermesini sonuçlayan bir hukuki müessesedir.(1) 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’na göre ticaret şirketleri, bir şirketin diğerini devralması, teknik terimle “devralma şeklinde birleşme” veya yeni bir şirket içinde bir araya gelmeleri, teknik terimle “yeni kuruluş şeklinde birleşme” olmak üzere iki şekilde birleşebilirler. (TTK Md.136/1) Genellikle şirketler topluluğunda topluluk itibarının sarsılmasını önlemek amacıyla borca batık olan şirketin birleşmeye katılması karşımıza çıkabilmektedir.(2) KPMG tarafından yayımlanan “KPMG Perspektifinden Birleşme ve Satın Alma Trendleri 2025” adlı rapora göre değeri açıklanmayanlarla birlikte Türkiye’de 2025 yılında toplam 18,5 milyar dolarlık 574 adet şirket birleşme ve satın alma işlemi gerçekleşmiştir.(3)
II.2.Geçerli Birleşmeler
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda şirket birleşmelerine izin verilmiş olmakla birlikte tüm şirketlerin birbiri ile birleşmesine müsaade edilmemiştir. Düzenlemeye göre sermaye şirketleri, sermaye şirketleriyle, kooperatiflerle ve devralan şirket olmaları şartıyla, kollektif ve komandit şirketlerle; şahıs şirketleri; şahıs şirketleriyle, devrolunan şirket olmaları şartıyla, sermaye şirketleriyle, devrolunan şirket olmaları şartıyla, kooperatiflerle; kooperatifler; kooperatiflerle, sermaye şirketleriyle ve devralan şirket olmaları şartıyla, şahıs şirketleriyle birleşebilirler. (TTK Md.137) Dolayısıyla, anılan Kanun’da şahıs şirketleri olan kollektif şirketler ile adi komandit şirketlerin devralan şirket sıfatıyla sermaye şirketleri olan anonim, limited, sermayesi paylara bölünmüş komandit şirket ile kooperatiflerle birleşmelerine izin verilmemiş; şahıs şirketlerinin sermaye şirketleri ve kooperatiflerle sadece devrolan şirket olmak suretiyle birleşmeleri mümkün kılınmıştır.
III- BORCA BATIK HALDE OLAN BİR ŞİRKETİN BİRLEŞMEYE KATILMASI
III.1. Düzenlemenin Amacı ve Şartlar
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda borca batık halde olan bir ticaret şirketinin de birleşmeye katılmasına izin verilmiştir. Düzenleme ile finansal durumu bozulmuş olan şirketin birleşme yoluyla iyileştirilmesi, birleşmenin şirketi sağlığa kavuşturmada rol oynaması ve mahkemenin de bu suretle iflası erteleyebilmesini sağlamak amaçlanmıştır.(4) Buna göre, sermayesiyle kanuni yedek akçeleri toplamının yarısı zararlarla kaybolan veya borca batık durumda bulunan bir şirket, kaybolan sermayeyi veya gerekiyorsa borca batıklık durumunu karşılayabilecek tutarda serbestçe, tasarruf edilebilen öz varlığa sahip bulunan bir şirket ile birleşebilecektir. (TTK Md.139/1) Gerekçede belirtildiği üzere sermaye ile kanunî yedek akçeler toplamının yarısı bilânço zararlarıyla yitirilmişse eksi bilânço; zararlar bunun üstündeyse borca batıklık durumu, teknik terimle kırmızı bilânço söz konusudur.(5)
Esasen borca batıklık halinde şirket yöneticilerinin durumu mahkemeye bildirme yükümlülükleri bulunmaktadır. Zira 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 376. maddesi 3. fıkrasına göre şirketin borca batık durumda bulunduğu şüphesini uyandıran işaretler varsa, yöneticiler, aktiflerin hem işletmenin devamlılığı esasına göre hem de muhtemel satış fiyatları üzerinden bir ara bilanço çıkartmak, bu bilançodan aktiflerin, şirket alacaklılarının alacaklarını karşılamaya yetmediğinin anlaşılması hâlinde, bu durumu şirket merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesine bildirerek şirketin iflasını istemekle yükümlüdür. (TTK Md.376/3) Yasada, şirket yöneticilerinin bildirim yükümlülüğünün birleşme halinde de devam edip etmeyeceği yönünde bir açıklık bulunmamaktadır. Ancak borca batık bir şirketin birleşme suretiyle bu durumdan kurtulabilmesi ve dolayısıyla iflasına gerek kalmayacak olması nedeniyle yöneticilerin bu şartlarda mahkemeye bildirimde bulunmasına gerek bulunmadığı düşünülmektedir.
Bununla birlikte, borca batık bir şirketin birleşmeye katılabilmesi için birleşeceği şirketin batık şirketin açığını kapatacak, diğer bir ifadeyle onu borca batık halden çıkaracak kadar finansal bir varlığa sahip olması gerekir.
