Maliye Postası Dergisi
DÖNEM SONU İTİBARİYLE CİRO PRİMLERİ
Abdullah SAĞLAM
İşletmeler satışlarını arttırmak amacıyla çeşitli pazarlama yöntemlerini uygulamayabilmektedir. Bu kapsamda kar marjının düşürülmesi, vadeli satış vb. işlemler satışlarının arttırılmasına yönelik yapılan işlemlerdir. Yine mal ve hizmet alımında bulunan alıcılar tarafından belli bir miktarın aşılması veya belli bir ciroya ulaşılması halinde satıcı tarafından alıcıya iskonto, indirim veya bedelsiz mal teslimi vb. şekilde menfaatler de sağlanabilir.
Alıcılara yapılan satışların belli bir tutarı aşması halinde ekstradan yapılan iskonto, indirim veya bedelsiz mal teslimi uygulamada ciro primi olarak adlandırılmaktadır.
Satıcılar tarafından alıcılara vergilen ciro primleri satışların artmasına dolayısıyla vergilendirilecek kazancın elde edilmesine yönelik olduğu için kazancın tespitinde indirim konusu yapılabilir. Ancak ciro primlerinin de kazancın tespitinde gider olarak indirim konusu yapılabilmesi için ticari teamüllere uygun olması ve fatura gibi belgelerle tevsik edilmesi gerekmektedir.
Genellikle yıl sonu itibariyle yansıtılan ciro primlerinin kurumlar vergisi ve katma değer vergisi açısından değerlendirmesi çalışmamızda açıklanmıştır.
2.KURUMLAR VERGİSİ AÇISINDAN
Türkiye’de uygulanan vergi sisteminde gelir üzerinden iki tür vergi alınmaktadır. Bunlardan ilki gerçek kişilerin elde ettiği geliri vergilendiren gelir vergisi, ikinci ise kurum olarak tabir edilen ve ilgili kanununda sayılan tüzel kişilerin elde ettiği gelirleri vergilendiren kurumlar vergisidir.
Gelir vergisinin konusuna, kapsamına, mükellefine, tespitine ve ödenmesine ilişkin açıklamalara 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nda yer verilmişken aynı şekilde kurumlar vergisinin konusuna, kapsamına, mükellefine, tespitine ve ödenmesine ilişkin açıklamalara ise 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nda yer verilmiştir.
Gelir vergisinin konusuna gerçek kişilerin elde ettiği gelirler girmekte olup bu gelirlerin kapsamı da Gelir Vergisi Kanunu’nun 2’nci maddesinde 7 bent halinde kazanç ve irat olarak sayılmıştır. Söz konusu kapsama girmeyen kazançlar vergilendirilmeyecektir.
Gelir Vergisi Kanunu’nda yer alan 7 gelir unsurundan şüphesiz en detaylı ve uygulamada en çok karşılan unsuru ticari kazançtır. Bunun bir nedeni de Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 6’ncı maddesidir. Nitekim söz konusu maddede kurumlar vergisinin, mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safî kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı, safî kurum kazancının tespitinde, Gelir Vergisi Kanunu’nun ticarî kazanç hakkındaki hükümleri uygulanacağı açıklanmıştır.
Kurumlar vergisinde safi kazancın tespitinde Gelir Vergisi Kanunu’nu ticari kazanç hakkındaki hükümleri geçerli olduğundan bu çalışmamızda kurumlar vergisi yönünden yapılan değerlendirmeler gelir vergisi açısından da hüküm ifade etmektedir.
Gerek gelir vergisinde gerekse de kurumla vergisinde vergilendirecek kazanç safi tutarlar üzerinden tespit edilmektedir. Bu kapsamda Gelir Vergisi Kanunu’nda ticari kazancın tespitinde indirilebilecek giderlere Kanun’un 40’ıncı maddesinde yer verilmişken indirimi kabul edilmeyen ödemelere ise devamı 41’inci maddede yer verilmiştir.
Öte yandan her ne kadar Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 6’ncı maddesinde safî kurum kazancının tespitinde, Gelir Vergisi Kanunu’nun ticarî kazanç hakkındaki hükümleri uygulanacağı belirmiş olsa da kurum kazancının tespitinde kazançtan indirilecek giderlere ilişkin olarak Gelir Vergisi Kanunu’nun 40’ıncı maddesinde belirtilen giderlere ilave olarak indirilebilecek giderlere de Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 8’inci maddesinde yer verilmiştir. Ancak kurumlar açısından kazancın tespitinde indirilemeyecek ödemeler için Gelir Vergisi Kanunu’nun 41’inci maddesinde yer alan hükümler yerine Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 11’inci maddesindeki hükümler dikkate alınacaktır.
İşletmeler satışlarını artırmak için çeşitli pazarlama yöntemlerine yönelebilmektedirler. Bunlardan biri de ciro primleridir. Özetle mal ve hizmet alımında bulunan alıcılar tarafından belli bir miktarın aşılması veya belli bir ciroya ulaşılması halinde satıcı tarafından alıcıya yapılan iskonto, indirim veya bedelsiz mal teslimi vb. şekilde sağlanan menfaatlere ciro primi denir.
Ciro primlerinin satıcı ve açısından kurumlar vergisi yönünden ortaya çıkan durumlar aşağıda alt başlıklar halinde açıklanmıştır.
2.1. Satıcı İşletmeler Açısından

HAZİRAN 2026 MALİYE POSTASI İÇİNDEKİLER
CEP TELEFONUNA YÜKLENEN PROGRAM İLE ELDE EDİLEN GÖRÜŞME KAYITLARI
ÇEKİN TEMİNAT AMACIYLA DEVRİ - REHİN CİROSU
ÜST YARGI AŞAMASINDA MALİ TATİL
KAMUYA YARARLI DERNEK STATÜSÜ KAZANILMASI VE VERGİSEL AVANTAJLAR
DEVRE MÜLK HAKKININ KİRAYA VERİLMESİ DURUMUNDA KONAKLAMA VE GELİR VERGİSİ UYGULAMASI
FİYAT FARKINA İLİŞKİN KÂĞITLARDA DAMGA VERGİSİ
E-DEFTER YÜKÜMLÜSÜ I İNCİ SINIFA TABİ MÜKELLEFİN II NCİ SINIFA TABİ OLMASI HALİNDE DEFTER BEYAN SİSTEMİNDE DEFTER TUTUP TUTAMAYACAĞI
GÜNEŞ VE RÜZGÂR ENERJİSİ SANTRALİ İNŞAATLARINDA ASGARİ İŞÇİLİK UYGULAMASI
SGK ASGARİ İŞÇİLİK MEVZUATINDA KÖKLÜ YENİLİKLER
İŞ HUKUKUNDAN KAYNAKLI NİTELİKLİ İŞÇİLİK ALACAĞI HESAPLAMALARI
YANGIN NEDENİYLE ZAYİ OLAN MALLAR, SABİT KIYMETLER VE BİNALARIN GİDERLEŞTİRİLMESİ VE KDVSİ
STOKLARDAKİ EMTİANIN İMHA EDİLMESİ
NOTERLİK KANUNU’NUN 33. MADDESİ UYARINCA ÖDENEN VEKALET ÜCRETİNİN VERGİYE TABİ OLUP OLMADIĞI
