Maliye Postası Dergisi
ÇALIŞANDAN ALINAN TEMİNAT SENEDİ
Erol GÜNER
I.GİRİŞ:
4857 sayılı İş Kanunu’nda işverence işe alınan işçilerden senet alınacağı veya alınması gerektiği ile ilgili herhangi bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu nedenle Yargı kararları ile uygulamaya çözüm getirilmektedir.
İşveren-işçi ilişkisinde, uygulamada işveren tarafından işletmeye vereceği muhtemel zararlar için işçiden vade tarihi bulunmayan işçi tarafından imzalanmış boş senet alınmaktadır. Zararın doğması halinde veya bazen haksız olarak bu senetlerde yer alan boş yerler işveren tarafından doldurularak işçiye karşı kambiyo takibi yapılmaktadır. Bu gibi durumlarda işçi işverene karşı menfi tespit davası açarak, senedin teminat senedi olarak alındığını, borcu olmamasına rağmen işe girebilmesi için zorla imzalatıldığını, boş senede imza attırıldığını iddia edebilmektedir.
“Taraflar arasındaki uyuşmazlık davacının takip konusu bonodan kaynaklanan bir borcunun bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
Pek çok işverenin, işe aldığı kişilere daha iş ilişkisinin başında boş senet imzalatarak kendilerini güvence altına alabileceklerini düşündükleri görülüyor. Bu senetler, işverenler tarafından bir anlamda teminat olarak görülüyor. Bu senetler teminat senedi adı altında alınmasına karşın iş ilişkisi sona erdiğinde işverence icra takibine konu edilebilmektedir.
İşverenler, işçinin hak kazandığı kıdem, ihbar ve diğer işçilik alacaklarını ödememek adına söz konusu senetleri doldurarak işçi aleyhine takibe girişebilmektedir. Ancak işverenin bu kötü niyeti, Yargıtay kararlarında da görüleceği üzere engelle karşılaşmaktadır. Ancak gerçekten işçi işveren büyük bir maddi zarar vermiş ve işveren bunu işçiden tazmin edememiş ise elindeki bu senedi kullanabilmekte ve o şekilde zararını giderebilmektedir. Burada bahsedilen zararı işveren ispatlamalıdır. Teminat niteliğinde alınan bu senetler işverenin zararını veya alacağını kanıtlamadığı sürece geçersiz sayılmaktadır.
İşe aldığı kişinin, işyerinde çalışmaya başladıktan sonra kendisine ve/ veya işyerine verebileceği potansiyel zararlara karşı işveren aslında koruma altındadır. Her hâlükârda, işçinin işyerine zarar vermesi durumunda işveren söz konusu durumu ispatlayarak işçiden zararının karşılamasını isteyebilir.
İşçiye nazaran daha güçlü ve sağlam konumda bulunan işverene karşı işçinin korunması ve gözetilmesi amacıyla hareket eden İş mevzuatımız, işçiyi kendine karşı dahi koruma amacı güden bir yapıya sahiptir. Diğer taraftan, işçi – işveren ilişkisinde, işverenin sosyal ve ekonomik bakımdan güçlü olması, işçinin korunmasını gerektirmektedir. Bu bağlamda da iş sözleşmeleri, klasik sözleşme hukukundan ayrılmış ve işçi lehine yorum prensibinden hareketle farklı kurallar getirerek gelişmiştir. Bu sebeple iş hukukunda, düzenlenen belgelere karşı işçi lehine tanık dinletilmesi yoluna gidilmektedir. İşçinin hem kendisine hem de işveren karşı korunması gereği, işçiden senet alınması halinde de vücut bulur ve işçi ile işveren arasında iş ilişkisinden başka bir ilişkinin varlığı kanıtlanmadıkça senet geçerlilik kazanamaz.
II. HUKUKİ DÜZENLEME:
Yargı kararları doğrultusunda (Emsal kararlar; Yargıtay 22. HD, 2017/466 E. 2017/1079 K. 26.01.2017 T. Yargıtay 9 HD E. 2016/10252, K. 2019/22236, 12.12.2019 T, Yargıtay 9. HD E. 2016/5826 K. 2019/22774 19.12.2019); işçiden işe girişte işveren tarafından alınan senet teminat senedi niteliğindedir. Aynı işyerinde çalışan birçok işçinin işveren ile alacak verecek ilişkisine girmeleri ve hiç yokken senet vermeleri hayatın olağan akışına uygun değildir. İş Hukuku; işçi ve işveren ilişkisinde, işverenin sosyal ve ekonomik bakımından güçlü olması, işçinin korunması ve işçi lehine yorum ilkeleri dikkate alınarak, sözleşme hukuku alanında ayrılmış ve farklı kurallar getirerek gelişmiştir. Bu nedenle iş hukukunda, düzenlenen belgelere karşı işçi lehine tanık dinletilmesi yoluna gidilmektedir.
Senedi alan ve senedi veren kişi, yani işçi ile işveren arasında senet ilişkisini doğuracak bir sebep bulunmadığının tespit edilmesi halinde, bu senedin işveren tarafından hukuka aykırı bir şekilde alındığı yönünde karar verilecektir. Bu yüzden, senet de geçersiz sayılacaktır.

HAZİRAN 2026 MALİYE POSTASI İÇİNDEKİLER
CEP TELEFONUNA YÜKLENEN PROGRAM İLE ELDE EDİLEN GÖRÜŞME KAYITLARI
ÇEKİN TEMİNAT AMACIYLA DEVRİ - REHİN CİROSU
ÜST YARGI AŞAMASINDA MALİ TATİL
KAMUYA YARARLI DERNEK STATÜSÜ KAZANILMASI VE VERGİSEL AVANTAJLAR
DEVRE MÜLK HAKKININ KİRAYA VERİLMESİ DURUMUNDA KONAKLAMA VE GELİR VERGİSİ UYGULAMASI
FİYAT FARKINA İLİŞKİN KÂĞITLARDA DAMGA VERGİSİ
E-DEFTER YÜKÜMLÜSÜ I İNCİ SINIFA TABİ MÜKELLEFİN II NCİ SINIFA TABİ OLMASI HALİNDE DEFTER BEYAN SİSTEMİNDE DEFTER TUTUP TUTAMAYACAĞI
GÜNEŞ VE RÜZGÂR ENERJİSİ SANTRALİ İNŞAATLARINDA ASGARİ İŞÇİLİK UYGULAMASI
SGK ASGARİ İŞÇİLİK MEVZUATINDA KÖKLÜ YENİLİKLER
İŞ HUKUKUNDAN KAYNAKLI NİTELİKLİ İŞÇİLİK ALACAĞI HESAPLAMALARI
YANGIN NEDENİYLE ZAYİ OLAN MALLAR, SABİT KIYMETLER VE BİNALARIN GİDERLEŞTİRİLMESİ VE KDVSİ
STOKLARDAKİ EMTİANIN İMHA EDİLMESİ
NOTERLİK KANUNU’NUN 33. MADDESİ UYARINCA ÖDENEN VEKALET ÜCRETİNİN VERGİYE TABİ OLUP OLMADIĞI
