Danıştay Kararları,Özelge ve Genel Yazılar
İndirimli Orana Tabi Kurumlar Vergisi Uygulamasında Ticari Bilanço Kârının Esas Alınması Hakkında
T.C. D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2016/19807
Karar No : 2021/3881
Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, 2014 yılı kurumlar vergisi beyannamesinde, Gelir Vergisi Kanunu'nun 40/1. maddesi uyarınca ihracat hasılatının binde 5'i oranında götürü gider indirebilecekleri hükmüne istinaden konulan ihtirazi kaydın kabul edilmeyip götürü gider indiriminden yararlandırılmayarak fazladan tahakkuk ettirilen kurumlar vergisi ile Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 32/A maddesi uyarınca indirimli kurumlar vergisi uygulanması sırasında kazanç ifadesinden ticari bilanço kârı değil kurum kazancı olan kurumlar vergisi matrahının anlaşılması gerektiği yönünde konulan ihtirazi kaydın kabul edilmeyerek fazladan tahakkuk ettirilen kurumlar vergisinin kaldırılması ve ödenen tutarın faiziyle birlikte iadesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Vergi Mahkemesince verilen kararda; 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 40/1. maddesine göre, mükelleflerin ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için yapılan ve Kanunen tevsiki mecburi olan giderlerinin yanı sıra, yurt dışında ve kanunla belirlenen alanlarda verilen hizmetler nedeniyle mevzuatın aradığı belgelerle belgelenemeyen götürü giderleri de safi kazancın tespitinde gider olarak indirebilmelerine imkan tanındığı, 2014 yılı kurumlar vergisi beyannamesi üzerinden tahakkuk ettirilen vergiye ilişkin olarak yurt dışına yapmış olduğu ihracat nedeniyle elde edilen yurt dışı satış hasılatının binde beş götürü gider indiriminden yararlanması, bu tutarın binde beşine isabet eden 1.393.547,20 TL'nin götürü gider olarak indirilmesi gerektiği, anılan mevzuatta hangi mükelleflerin hangi koşullarla götürü gider indiriminden yararlanacağının açıklanmış olduğu, yurt dışına yapmış olduğu ihracat nedeniyle elde ettiği hasılat tutarının binde beşine isabet eden indirim hakkının 194 sayılı Tebliğ ile getirilen düzenleme ile sınırlandırılmasında hukuka uyarlık bulunmadığı; Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 32/A maddesinde yer alan "kazanç" ifadesinin kanunda tanımlanmadığı, kurumun asıl faaliyeti kapsamında elde ettiği kazancın ticari bilanço kârı olduğu, bunun dışında, kanunen kabul edilmeyen giderler, bazı istisna ve indirimler de çıkarılmak suretiyle ortaya kurumlar vergisi matrahına esas kazancın ortaya çıktığı, dolayısıyla anılan Kanunun 32/A maddesindeki indirimli orana tabi kurumlar vergisi uygulamasındaki teşvik kapsamında yapılan yatırımlardan elde edilen kazançların vergilendirilmesinde kurumun asıl faaliyeti kapsamında elde edilen kurum kazancı olan ticari bilanço kârının esas alınması gerektiği, bunun dışında, bazı gider, indirim ve istisnaların da eklenmesi suretiyle ortaya çıkan kurumlar vergisine esas matrahın bu madde uygulamasında esas alınmaması gerektiği, bu durumda, Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 32/A maddesi uyarınca indirimli kurumlar vergisi uygulanması sırasında kazanç ifadesinden, ticari bilanço kârı anlaşılması gerektiğinden, kurumlar vergisi matrahının anlaşılması gerektiği yönünde konulan ihtirazi kaydın kabul edilmeyerek tahakkuk ettirilen kurumlar vergisinde ise hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI : Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 32/A maddesi uyarınca indirimli oranın yatırımlardan elde edilen kazanca uygulanacağı, bu kazanç ifadesinden aynı Kanunun 32. maddesinde belirtilen vergi oranının uygulandığı kurum kazancının anlaşılması gerektiği, karar gerekçesinin özelgeye dayandırılmasının verginin yasallığı ilkesine aykırı olduğu, idarece verilen bazı özelgelerde de indirimli oranın kurum kazancına uygulanacağının belirtildiği, 10 Seri No'lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliği'nde kurum kazancının dikkate alınmasına yönelik örneklerin mevcut olduğu, temyize konu kararın aleyhe olan hüküm fıkralarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
TEMYİZ EDEN DAVALININ İDDİALARI : Götürü gider indirimi mükelleflerin gerçek kazançlarının vergilendirilmesine imkan sağlayan bir düzenleme olup, bir istisna veya indirim düzenlemesi olmadığı, götürü gider indirimi sonucunda şirket aktifinde yani işletme sermayesinde mutlaka bir azalma meydana gelmesi gerektiği, davacının götürü gider indiriminden hiçbir şarta bağlı olmaksızın yararlanılabileceği iddiasına itibar edilemeyeceği, temyize konu kararın aleyhe olan hüküm fıkralarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
| Bu karar Maliye Postası elektronik mevzuat yayınlarına Kurumlar Vergisi Kanununun 32-A maddesinin altına kaydedilmiştir. |
| Kararın tamamını okumak için tıklayın. |
| Bunun gibi Danıştay Kararlarını, özelgeleri , Vergi SGK, İş, Ticaret Mevzuatı ile ilgili güncel konularda uygulamaya yönelik makaleleri düzenli olarak takip etmek, |
| Mevzuta hızlı ve güvenilir bir şekilde erişmek , |
| Ücretsiz danışmanlık hizmetimizle zaman kazanmak, |
| Hediye fırsatlarından yararlanmak için siz de abonemiz olun. |
| Diğer özelgeleri ve Danıştay Kararlarını incelemek için tıklayın. |
| Abonelerimizin sorduğu bazı soruları ve bunlara verdiğimiz yanıtları incelemek için tıklayın. |